Atatürk, Söylev’inde Merzifon’la ilgili olarak şunları söylemekte: “1919 yılı Mayısı’nın 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş:”
“Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor.”
Atatürk Samsun’dan İstanbul’a çektiği şifreli telgrafta da: 9 Mart 1919′da yerel yönetimin haberi
olmaksızın Samsun’a çıkan iki yüz İngiliz askerine ek olarak 17 Mayıs’da yüz İngiliz askeri ile birkaç hayvan ve savaş gereçleri çıkarıldığını bildirmiştir.
9 Mart 1919′da İngilizlerin Samsun’a çıkardıkları askerlerden bir bölüğünün Merzifon’a geleceği haberi kente yayıldı. Haberi duyan Ermeni ve Rumlar sevinç gösterileri yaptılar.
15 Mart 1919′da Solter adlı bir İngiliz subayının komutasındaki birliği, Ermeni ve Rumlar Bahçecik (Urumcuk, Rumcuk) köyü köprüsüne değin giderek törenle karşıladılar.
İngilizler, Hükümet Konağı’nın önündeki direkten Osmanlı Bayrağı’nı indirerek yerine İngiliz Bayrağı çektiler. İngiliz Bayrağı çekilirken bir İngiliz askerinin jandarma erlerimizden birini itmesi üzerine, sinirleri gergin olan halk galeyana geldi. Lise öğrencisi gençlerle İngiliz askerleri arasında çatışma çıktı. Ertesi gün Merzifon halkı daha da coşarak Hükümet Konağı önünde toplanıp protesto gösterisi yapmaya başladı. bayraklarının zorla indirileceğini anlayan İngilizler, üzücü olaylara neden olmamak için halkın gözü önünde bayraklarını direkten indirip yerine Osmanlı Bayrağı’ı çekmek zorunda kaldılar.
İngilizler, cezaevinde bulunan ne kadar Ermeni, Rum tutuklu ve hükümlü varsa hepsini salıverdiler.
İşgalin ikinci günü, Rum ve Ermeni çeteleri köylerde soygun ve taşkınlıklara başladılar.
Amerikan Koleji’nde bulunan, Yakın Doğu Dayanışma Kurulu’ndan, Keçil adındaki Amerikalı, İtilaf Devletleri temsilciliğiymiş gibi davranarak ve yerel yönetime baskı yaparak gece, Hükümet Konağı’nı açtırıp gaz lambası ışığında, nüfus memurunun başında bekleyip, önceden Müslüman olarak adlarını değiştiren Ermenilerin kayıtlarını değiştirerek yerine eski adlarını yazdırdı.
İngiliz İşgal Birliği Merzifon’da kaldığı süre içinde Kara Mustafa Paşa İlkokulunu karargah olarak kullandı. Bazıları da Amerikan Koleji’ne yerleşti.
İlk gelen İngiliz askerleri Hintli Müslümanlardan oluşuyordu. Bunlardan Merzifon’da ölen bir askerin cenaze töreninde yerli halkın gösterdiği dini ilgi ve katılım kuşku uyandırdığından çok geçmeden Müslüman Hint’li askerler geri çekilerek yerlerine Müslüman olmayan Senegal askerleri getirildi.
Sayıları binleri aşan Rum çeteciler, Çarşamba, Bafra ve Samsun’dan başlayarak Merzifon’a kadar uzanan bir alanda dağlara yayılmışlar ve özellikle Samsun-Havza arasındaki köylerde Müslüman halka karşı saldırılarını iyice arttırmışlardı. Kent halkı ise birlik olup çetecilere ve İngiliz askerlerine karşı tavır aldı. Onların kent içindeki davranışlarını izleyip taşkınlık yapmalarını önledi.
Mustafa Kemal’in incelemeler yapması için Havza’dan gönderdiği Dr. İbrahim Tali(Öngören) Bey, Kaymakam Vekili, Mirzaoğlu Ahmet Bey(Eymir), Topçu Komutanı Bnb. Pire Mehmet Bey, 18. Piyade Alayı Komutanı olan Merzifon’lu Süreyya Bey ve Merzifon’un ileri gelenleriyle görüştü. İşgal güçlerine karşı nasıl davranılacağı, silah edinilmesi ve kurulacak “Ulusal Direniş” ile ilgili bilgiler verdi. Yaralı olduğu için Merzifon’da izinli bulunan Ahmet Süreyya Bey, halka önderlik ederek askeri kışladan kaçırılan silah ve cephaneyi kardeşi Hacı Raif Efendi’nin evine taşıtarak silahı olmayan halka dağıttı. Bu durumu anlayan İngilizler, halkın karşı koyacağından çekindikleri için genel bir arama yapmayı bile göze almadılar. Silahlanan Merzifon halkının morali daha da yükseldi.
Her an çıkabilecek silahlı bir çatışmaya dayanamayacaklarını anlayan İngilizler, 28 Eylül 1919 günü Merzifonr17;dan ayrılmak zorunda kaldılar. (A. Aziz Taşan)
Vehbi Cem Aşkun, “Kurtulan Merzifon” adlı kitabında, işgalin kırılması için çaba gösteren, çalışan kişilerin adlarını şöyle sıralamıştır: Kaymakam Vekili, Topçu Komutanı Pire Mehmet Bey, Ahmet Süreyya Bey, Müftü Efendi, İttihat ve Terakki ileri gelenlerinden Himmetzade Ali Efendi, Çelebizade Abdullah Efendi, Avukat Sadık Bey, Numan Beyoğlu Numan (Özer), Salihbeyzade Hüseyin Efendi (İttihat ve Terakki Partisi Başkanı), Siryelizade Rıza Efendi, Belediye Başkanı Hacı Ömer Efendi (Acar) ve diğerleri
Mehmet Fevzi (Şarman) Bey, Vehbi Cem Aşkun’a yazdığı bir mektupta, kayınbiraderi Kurmay Albay Ömer Lütfü (Yasan) Bey’den aldığı telgraf üzerine 25 Mayıs 1919r17;da Mustafa Kemal’i Havza’da karşılamaya gittiğinde, yerel örgütlenme için Mustafa Kemal’in verdiği buyruklar üzerine Müftü Vehbi Efendi’nin başkanlığında, Belediye Başkanı Hacı Ömer, Mahami Kardeşlerden Avukat Sadık Bey, Ganizade Hacı Hafız, Belediye Doktoru Hakkı ve Siryelizade Rıza Efendi tarafından” Merzifon Müdafaa-i Hukuk Derneği”kurulduğunu yazmıştır.