Merzifon Sultaniye Medresesi (Çelebi Mehmet Medresesi)
Eski Hükümet Konağı ile Çelebi Sultan Mehmet Cami arasında, üzerinde Saat Kulesi oturtulmuş olan Taş Yapı’dır. Selçuk Devleti zamanından kalmadır. Medrese ve İmaret olarak yapılmış olup Çelebi Sultan Mehmet Han tarafından padişahlığının ilk yıllarında bazı değişiklikle onarılmış ve o zaman kitabesi değiştirilmiştir. Bu Medresede ilk Müderrislik yapan zat: Kaziasker Feridettin Mehmet Çelebi’dir. Bundan sonra Mevlâna İlyas bin-i Yahya, Seyyit Şemsettin Ahmet Kırımı, Rükniddin Abdülkerim Amasî, Nizamettin Abdurrahman Afitabî gibi birçok bilgin ve fâzıl kimseler ders okutmuşlardır.Bunlardan Mevlâna İlyas Bin-i Yahya’nın kabri Şeyh Abdurrahim Rumî’nin haziresindedir (etrafı çevrilmiş kabristan). Kitabesine göre ölümü (H. 852) yılındadır. Bu zat Buhara’da tahsilini bitirip Mevlâna Hâce Mehmet Parsa’dan icazetnamesini alıp (H. 821) de Merzifon’a gelmiş, buraya hem Müderris, hem Kadı, Hem de Müfti olarak bu mansıpların her üçüne birden tayin edilmiş ve H. 852 yılında ölmüştür. (Mir’ât-ı Kâinat C. 2, S. 54)
Amasya tarihine göre dersler H. 126 da tatile uğramıştır. Eskiden dershane olan hücrelerden bir kısmı bazı resmî dairelerin evrak mahzeni olarak kullanılmaktadır. Son zamanlarda bakımsızlıktan çok harap ve acınacak bir duruma gelmiş iken Belediye Reisi Kâşif Mercan’ın unutulmaz yardımıyla esaslı şekilde restore edilmiş ve bir de kitaplık tesis olunmuştur. Selçuk mimarisinin çok sanatkârane bir eseri olan kabartma yazı ve nakışlı cümle kapısı da Ankara’daki Etnografya Müzesine kaldırılmıştır.
Medresenin ön yüzünde ve yüksekteki üç bölüme ayrılmış olan mermer kitabelerin en ortasındaki yazı aynen şöyledir:
Emere bibina-i hâzihi elmedresetüşşerife
Essuîtanül-âzam sultan Mehmet bin-i Bayezit
Halledalahü sultanehü fî (817)
Medresenin cümle kapısının her iki yanlarındaki mermer duvarlar üzerinde - vaktiyle bu Medresede tahsilini yapmış öğrenciler tarafından yazıldığı anlaşılan - bazı olaylara ait notlar vardır. Duvarların muhtelif yerlerine siyah çini mürekkeple yazılmış bulunan bu notları, bazı tarihi hatıralar taşıması ve bu medreseye nerelerden öğrenci geldiğini de bize anlatması nedeniyle aynen aktarıyorum: «Vechi tahrir harf budur ki 1171 senesinde Buğdayın kilesi yirmi kuruşa verilip çek âdemler helak oldu. Ve çook âdemler dinden çıktı, katlolundu. İmza - Elhat Arabkirli Molla İbrahim». «1189 senesinin mâh-ı abrulunun - Nisan ayının - beşinci gününde bir azit şita - kış - olmuştur ki yakın vakitlerde böyle bir şita olmamıştır. Pek ziyade zahmet çekilmiştir. Gaflet olunmaya. İmza - Abdülfakir Esseyid Ali Tokadî Şahbey». «Bâis-i harf budurki 1079 senesi Rebiül-evveünin evvel cumasının kuşluk zamanı bir büyük zelzele olup nice evler ve nice camiler ve minareler yıkılıp nice canlar telef olmuştur. Ve tahririn’de olduğu. İmza okunmadı.»
O zaman defterime kaydetmiş olduğum bu notlar, 952 yılında Belediyenin yaptırdığı onarım ve duvarların temizliği esnasında silinmiştir.
