Merzifon Spor
LAHANACILAR BAMYACILAR’A KARÅžI*
Eski Türk sporlarının en önemlisi atçılıktı. Usta binicilere adı verilirdi. Babası Sultan Bayezid’in 1402′de Ankara’da Timurlenk’e yenilmesinden sonra Sultan I. Mehmed (Çelebi), cündîliÄŸi geliÅŸtirmek için, daha önce valilik yaptığı Amasya ve Merzifon’dan topladığı usta binicilerle iki cündî bölüğü kurdu. Ayrıca bunlardan ilk kez birer spor takımı oluÅŸturdu.

Merzifon’un büyük lahanaları ünlü olduÄŸu için oradan gelenlere lahanacılar, Amasya’nın da bamyası ünlü olduÄŸu için sporcularına da bamyacılar dendi. Bu takım fikri 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar korundu. Lahanacılar ve Bamyacılar, sık sık Yedikır mevkiinde toplanarak sultan önünde atla çeÅŸitli gösteriler ve cirit karşılaÅŸması yapardı. Cündîler inanılmayacak hünerler gösterirdi. Eyerleri üzerinde ayaÄŸa kalkıp yandan hedefe ok atar, dolu dizgin at koÅŸtururken atın sırtından eyerini çıkarıp boynuna koyar, oradan da çıkarıp tekrar atın sırtına koyardı. Ya da binici, yardımcısının başına bir portakal koyar, at üstünde hızla giderken ok atıp portakalı parçalardı. Bazıları da yan yana giden iki atın birine bir ayağını, ötekine de öbür ayağını koyarak, kimi de başını eÄŸerin üzerine dayayarak, ayakları havada dolu dizgin atı sürerdi. Bir baÅŸka binici ise atın sırtında tek ayağı üzerinde durur ya da at koÅŸarken, atın boynuna dolanırdı. Ok yerine mızrak kullandıkları da olurdu. Bu hünerleri padiÅŸahların da gösterdiÄŸine bir 16. yüzyıl minyatüründe rastlıyoruz.
Sultan II. Murad at üstünde dolu dizgin giderken, yüksek bir direğin üzerindeki altın kabağa birkaç ok atıyor. 1582 şenliğinde atlılar için hareketli bir hedef de konmuştu. İnsan heykeli, beline bağlanmış bir demir çubuk üzerinde
duruyor; ekseni çevresinde kolayca dönebiliyordu. Heykelin bir elinde içi taşla doldurulmuş bir torba, öteki elinde de bir daire vardı. Binici direğe hamle yapınca, hedef ekseninde dönüyor ve elinde bulunan içi taş dolu torbayı biniciye vuruyordu. Bu darbeyi yememek için atlının hızla kaçması gerekiyordu. Ayrıca at yarışları da düzenleniyordu. Daha çok şenliklerde yapılan bu yarışları padişah büyük bir ilgiyle seyrediyor, derece alanlara ödül veriyordu.
Yarışmalarda Sultan Mehmet’in süvarileri yani Merzifon kuvvetleri (Lahanacılar) daima üstün başarı gösteriri ve Amasyalılara karşı galip gelirmiş. Süvari birliklerine verilen bu takı isimler sonraları unutulmuş. Fatih Sultan Mehmet zamanında da saraya ait askeri birliklerde “Lahanacılar� ve “Bamyacılar� ın adı yaşatılmıştır. Merasim günlerinde, bir onur payı olarak, saray kapılarında Lahanacılar ve Bamyacılar nöbet tutarlarmış. **
Topkapı Sarayının Bab’ı Hümayun denilen dış kapısından girdikten sonra birinci avlunun hemen sağındaki parke yola sapılırsa karşıya askeri birlik binaları ve levazım depoları çıkar. Bu binaların ortasından geçen yolun sağ ve solunda karşılıklı dört köşe bir mermer sütun vardır. Her biri dört metre yükseklikte, köşeleri otuzbeş santim genişliğindedir. Birisinin üstünde kenarları oyalı bir tabak içerisinde gösterişli Lahana konulmuş, diğerinde ise Bamya şekli işlenmiştir. Mermer sütunların üç yanı çiçekli süslü motiflerle işlenmiştir. Bir yüzünde de Miladi 1790 yılında yazılmış kitabe vardır. Kitabedeki harflerin rengi silindiğinden tamamen okunmuyorsa da açıkça okunabilen Sultan Selim ile, bin ikiyüz tarihinin (hicri) baştaki bir ve iki rakamlarıdır ki, buna göre Üçüncü Sultan Selim zamanında, hicri 1200 ile 1220 tarihleri arasında dikildiği anlaşılmaktadır. (M. 1790)**
İşte saray muhafız askerleri arasında yapılan nişancılık yarışlarında başarı gösteren Amasya ve Merzifon’lular için Padişah tarafından diktirilerek bu şekilde sembolize edildiği söylentinin gerçekliği kanıtlanmıştır. Diğer taraftan Amasya ile Merzifon arasında bu yüzden bir rekabetin de süregeldiği söylentiler arasındadır. **
MERZİFON’DA İLK MODERN SPOR ÇALIÅžMALARI
İlçemiz Merzifon’da modern spor çalışmaların ne zaman ve nasıl baÅŸladığı tam olarak bilinmiyor. Ancak ilk örgütlü çalışmaların 1904 yılında kurulan Pontus Jimnastik Kulübü ile Amerikan Kolejinde baÅŸladığı biliniyor. İlçemizde ilk kurulan futbol takımı,HALK SPOR’dur.1934′te kurulan Halk Spor, aynı yıl beden terbiyesine de kayıt olmuÅŸtur. Merzifon Halk Sporun renkleri sarı-lacivert, forması da direklidir. O yıllarda resmi lig kurulmuÅŸ olmadığından özellikle yakın il ve ilçelerin futbol takımları ile özel maçlar yapılabiliyor. Bu takımda oynayan ve bugün adları anımsanabilinenlerden bazıları:Mahmut Sürmeli, Remzi Ekmen, Rıza Karakurt, Hüseyin Saraç(Öğretmen Kara Hüseyin), Öğretmen Fuat bey, Ali aÄŸa, Obüs Fuat, Ormancı Fikret, Kara Mahmut, (Kaleci, Belediye BaÅŸkanı) Halis Pamukcu, İtfaiyeci Ahmet.İlk kuÅŸaktan akla gelebilenler bunlar. İkinci kuÅŸak olarak adlandırılanlarda: Muharrem Kayalar, Dede Kazım(kaleci), Celal Onay, Burhan DaniÅŸment, İbrahim Uysal, Hanter Lütfi, Enver Gülnar(Piç Enver), Cevat SaÄŸlıcan, Yakup Paçacı, Kazım Karadeniz, Ali Osman Tutsak, AteÅŸ Teyfik, Deli Hulusi ilk akla gelenler.
Bu dönemde özellikle Amasya Muhabere Alayı futbol takımı ile yapılan karşılaÅŸmalardan söz ediliyor 1945 yılı sonrasında Merzifon’da iki futbol takımı daha kuruluyor. 8.Kolordu ve 5.Hava Üs takımları.

Türkiye’nin çoÄŸu ilinde henüz bir takım bile yokken!.. Üç takım birden devreye girince de Merzifon’da parlak bir futbol dönemi baÅŸlıyor. Samsun’daki Samsun Fener, Demir Spor, Yol Spor ve 19 Mayıs Spor, takımları ile sık sık karşılaÅŸmalar düzenleniyor. Merzifon takımları birçok baÅŸarılar elde ediyor. 1950′deki iktidar deÄŸiÅŸikliÄŸinde Demokratik Parti iktidara gelince, Merzifon Halk Spor’un “Halk” sözcüğü başına dert oluyor.”CHP’nin takımı” gibisinden söylentiler çıkartılıyor. Yönetim kurulu da bir karar alarak; Halk Sporun adını “Merzifon Gençlik Spor” olarak deÄŸiÅŸtiriyor. Bu dönemin unutulmayanları da: Muammer Duman, Enver duman, Zafer Duman KardeÅŸler, Nihat Sancak, Tümer, Necati Meriç, Nazmi Meriç, cevat, Vahit, Nahit(Solak) SaÄŸlıcan kardeÅŸler, Fehmi Uman, Erkut Onat, Saatçi Turan Beyhan. 1955 yılında,Sarı-lacivert renklerin doÄŸurduÄŸu bir sorun da yaÅŸanıyor: Bu renkleri kullanılmasını benimsemeyen bir grup yönetici ve oyuncu siyah-beyaz renkleriyle Kara Mustafa PaÅŸa futbol takımını kuruyorlar. Yusuf Kurt, Arif Sucu, Tapucu Sedat, Nizami Kırılmaz, Solak Cengiz, Kubilay, Hüseyin Dastarlı, SaÄŸsoÄŸların Orhan. 1960′da Amasya ligi baÅŸlayınca bu lige Merzifon’un sivil takımları olan,Merzifon Gençlik Spor ve Kara Mustafa PaÅŸa Spor ayrı ayrı katıldılar. Bu ayrılığın doÄŸal sonucu olarak da kazanılan baÅŸarılarda belirli bir gerileme gözlendi.
Türkiye profesyonel ligi’nin baÅŸlamasıyla birlikte bu iki takım birleÅŸerek, Türkiye Profesyonel Futbol 3. Ligi’nde “Merzifon Spor” adıyla yer aldı. Takımın renkleri de büyük takımları anımsatmaması amacıyla deÄŸiÅŸtirildi, “mavi-beyaz” oldu. Merzifon Spor uzun yıllar 3.ligde uÄŸraşını sürdürdükten sonra, 2004 yılında amatör lige düşmüştür. (Merzifon’da futbolun geçmiÅŸi diyebileceÄŸimiz bu bilgiler, Sayın Cevat SaÄŸlıcan ve Sayın Fehmi Uman’dan alınmıştır.)
* Prof. Dr. Metin AND
** Aziz TAŞAN (Dünden Bugüne Merzifon)